25.11.10

Elliot Erwitt - Köpek Fotoğrafları

Elliot Erwitt'in en samimi, en komik fotoğrafları köpek fotoğraflarıdır. Fotoğrafçı en çok çocukları ve köpekleri sever. Onlarla sanki farklı bir diyaloğu varmış gibi, onlardan biriymiş de sanki dünyalarını bize tanıtıyormuş gibidir. Bir kitabının ön yazısında köpek fotoğrafları hakkında yazdığı birşeyleri buldum. Elimden geldğince çevirmeye çalıştım. Erwitt'in en sevdiğim köpek fotoğrafları eşliğinde, köpek fotoğraflarıyla ilgili yazdıklarını aşağıda bulabilirsiniz:

İlk yayınlanan köpek fotoğrafım 1946 da çekildi. Şartları ve aklımda ne vardı hiç hatırlamıyorum. Muhtemelen pek birşey yoktu. Köpek neşeli görünüyordu. Çok sonraları kontaklarım üzerinden tarama yaparken çok fazla köpek fotoğrafı çekmiş olduğumu gördüm. Köpek meselesi işte böyle başladı. 






Ben köpeklere havlarım. Fotoğraflarımdan birinde küçük bir köpeğin havaya doğru sıçramasının sebebi de budur. Birçok insan sormuştur bunu. Evet, havladım, o da sıçradı, tekrar havladım, yine sıçradı...Bir keresinde de Kyoto’da düz bir sokakta ilerlerken, ilginç bir köpeği yürütmekte olan kadını görür görmez havladım, birdenbire kadın döndü ve şaşkın köpeğini tekmeledi. Sanırım aynı tip havlamaya sahiptik.
Köpeklerle ilgili bir iş de New York Times  Pazar dergisinin moda sayfasında kadın ayakkabıları ile ilgili bir haber vesilesiyle oldu. Ayakkabıları köpeklerin gözünden göstermeye karar verdim çünkü köpekler normal birinden çok daha fazla ayakkabı görüyordu. 









Köpek fotoğrafları iki seviyeye sahip. Köpekleri onları belli pozisyonlarda yakaladığınızda çok komik olabiliyorlar. Bazıları fotoğraflarımı köpekleri çok sevdikleri için beğeniyorlar. Fakat bence köpekler insan niteliklerine sahip ve bence fotoğraflarım insancıl bir çekiciliğe sahip. Esasında köpeklerle ilgili birşeyleri yok. Yani , umarım insan şartları ile ilgilidirler. Ama insanlar istediği şekilde ele alabilir.





Fransız köpeklerini çekmeyi tercih ediyorum. Bence kişilikleri var, bilemiyorum neden. Özellikle köpekleri çekmek için güney ve orta amerikaya hiç gitmedim, çünkü en zavallı yaratıklar onlar. Ama gittiysem eğer zamanımın bir kısmını onlara ayırdım.
Köpekler hakkında başka bir kitap daha yapmayı düşünüyorum fakat sadece çalışan köpekler hakkında. İnsanlara profesyonel yoldaşlık yapan köpekler, taksilerde yolculuk eden köpekler, ayaklarının üzerinde durup yalvarırken utanan köpekler. Güvenlikte, çiftliklerde, tıpta, uzay keşfinde, askeriyede, polislerde, tiyatroda, ya da iç dekarasyonda mascot olarak çalışan köpekler. Neden bizden farklı olsunlar ki?
Eşlerimden birisi kendimi bu köpek fotoğraflarında bulduğumu söylemişti. Kendimi onlarla özdeşleştirdiğimi söylerdi. Kimbilir belki de, belki de. 

Hiç yorum yok:

Susan Sontag - Başkalarının Acısına Bakmak (I. ve II. Bölüm)

Tam da bugünlerde okunması gereken bir kitap. Sadece fotoğrafın felsefesi ile ilgili bir başyapıt sayıldığı için değil, ülkemizin doğusu...