3.10.10

Robert Capa'nın Hayat Hikayesi (4.bölüm)

4.bölüm: Popular Front, BM toplantısı, Verdun


video


Bu bölümde anlatılanlar:

1936 yılında Fransa’da büyük bir politik huzursuzluk vardı. Mayıs’ta seçim yapılacaktı. Popular Front (Halk Cephesi) adında nazism karşıtı, solcu, liberal, antifaşist bir koalisyon kurulmuştu. Koalisyon komunist ve sosyalist partilerden oluşuyordu. Koalisyonun başı seçkin bir edebiyatçı olan Leon Blum idi. Halk Cephesi öyle büyük şeyler vaat ediyorduki taraftarlarında büyük çoşku ve iyimserlik yaratmıştı. Halk sokağa dökülüp Halk Cephesini destekleyen gösteriler yapıyordu. Andre bu dönemde Paris’in heryerindeydi, tüm gösterileri ve olayları takip etmeye çalışıyordu. O ilkbaharda Halk Caphesi taraftarlarının yürüyüş yapmadığı bir Pazar bile geçmedi. Chim Regards editörlerini Andre’nin fotoğraflarını alması için ikna etti, bu çalışmadan çok para kazanmasa da Halk Cephesinin başarılı olacağına inandığı ve desteklediği için gönülden yapıyordu.  3 Mayıs Pazar günü küçük burjuvalarla işçilerin beraber yaşadığı Saint Denis bölgesini ve oradaki seçmenleri görüntüledi. Kentin dört bir yanı parti posterleri ile donatılmıştı. Halk Cephesi çok büyük bir çoğunluk ile olmasa da seçimleri kazandı. Koalisyon başa geçtiğinde  vaadedilen reformlar gerçekleşmeyince biran önce uygulanması için işçiler greve başladılar. Andre gündüzleri eylem yapan, geceleri de makinelerinin başında uyuyan işçilerin arasındaydı. Renault fabrikasına girmeyi ve fotoğraf çekmeyi başarmıştı. Bu fabrikalar arasında yakın dostu Bresson’un ailesinin fabrikası Cartier Bresson Dokuma Fabrikaları da vardı. Başlarda çok keyifli geçen eylemler zaman geçtikçe yorucu olmaya başlamış, ilk heyecanlar tükenmişti.


Popular Front haberlerinden sonra Paris’te çeşitli olayları fotoğraflamaya devam etti.


Pekçok fotoğrafçı gini Andre’de 1936’da Cenevre’deki Birleşmiş Milletler toplantısını izlemeye gitti. Etiyopya imparatoru ulusuna yapılan İtalyan saldırısını protesto ederken İtalyan gazeteciler ıslık çalmaya başladılar. Bir İspanyol gazeteci eylemci zannedilerek tutuklandı. Fotoğrafçılar içeride toplantıyı çekerken Andre gazeteciyi takip etti. Gazeteci ısrarla suçsuz olduğunu anlatırken polisler ağzını kapatıyorlardı. Bu fotoğraflar Life’ın öncüsü Vu’da yayınlandı. Gerda fotoğrafları yine Robert Capa çekti diyerek satmaya çalıştı fakat Vu editörü tesadüfen Andre’yi olayı fotoğraflarken görmüştü, Gerda’ya şöyle cevap verdi: “Şu Robert Capa çok ilginç biri olmalı, ama sen o resim çekip duran kirli ceketli Friedmann’a yarın sabah 9 'da masamda olmasını söyle.” Böylece Andre ile Gerda’nın hilesi ortaya çıkmıştı, bu olaydan tamamen Robert Capa adını kullanmaya başladı.


Capa Cenevre’den döndükten sonra Paris’in kuzeydoğusundaki Verdun kasabasına gitti. Burada 1. Dünya Savaşı’nın en uzun muhaberelerinden biri yaşanmış 300 binden fazla kayıp verilmişti.  20.yıldönümü için dev bir barış mitingi yapılacaktı. Capa o gece yüzlerce ışıkla aydınlatılmış mezarlıkta askerlerin mezarlara bir buket çiçek bırakmasını görüntüledi. Mezarlığın dört bir yanında Ateşkes!! Diye sesler yükseliyordu fakat ateşkes uzun sürmeyecekti. 

Hiç yorum yok:

Susan Sontag - Başkalarının Acısına Bakmak (I. ve II. Bölüm)

Tam da bugünlerde okunması gereken bir kitap. Sadece fotoğrafın felsefesi ile ilgili bir başyapıt sayıldığı için değil, ülkemizin doğusu...